Kalakalmak

Bir şey veya durum karşısında şaşırmak, güç durumda kalmak anlamına gelir. Bu kelime genellikle kala kalmak şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kalakalmak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kala kalmak (Yanlış kullanım)

kalakalmak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Baktılar ve ani bir komutla dondurulmuşçasına öylece kalakaldılar.” – Elif Şafak

Komite

Alt kurul anlamına gelir. Bu kelime genellikle komüte şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı komite şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

komüte (Yanlış kullanım)

komite ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti.” – Reşat Nuri Güntekin

Kontenjan

Bir yükümlülük veya yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk, bir kuruluşun veya bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı, ekonomi Bir malın, alım satım veya dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı anlamına gelir. Bu kelime genellikle kontenjen şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kontenjan şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kontenjen (Yanlış kullanım)

kontenjan ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Krizi biz mi çıkardık, kontenjanı biz mi uydurduk?” – Falih Rıfkı Atay

Kambur

Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur, bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı, yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme, ütü yastığı, vücudunda bu tümsek bulunan (kimse), sıkıntı, dert anlamına gelir. Bu kelime genellikle kanbur şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kambur şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kanbur (Yanlış kullanım)

kambur ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı.” – Ömer Seyfettin

Kardeşçe

Kardeşe yaraşır, (karde’şçe) Kardeşe yaraşır bir biçimde, dostça, içtenlikle anlamına gelir. Bu kelime genellikle kardeşce  şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kardeşçe şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kardeşce (Yanlış kullanım)

kardeşçe ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Kardeşçe yaşamak için henüz geç değil.

Keyfiyet

Nitelik, durum anlamına gelir. Bu kelime genellikle keyfiyyet şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı keyfiyet şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

keyfiyyet (Yanlış kullanım)

keyfiyet ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Böyle bir keyfiyet vukuunda, akıbetiniz mutlaka ölüm olacaktır.” – Attila İlhan

Kovmak

Kovalamak, sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek, bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak, işine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak, varlığına son vermek, ortadan kaldırmak, gözetmek anlamına gelir. Bu kelime genellikle govmak şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kovmak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

govmak (Yanlış kullanım)

kovmak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Sıra, saygı kovarak yetişmiş bütün efendiler, Türkiye’nin bütün Avrupa görmüşleri ona kızar, onu küçük düşürmeye çalışır.” – Memduh Şevket

Kayyum

Cami hademesi, belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse anlamına gelir. Bu kelime genellikle kayyım şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kayyum şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kayyım (Yanlış kullanım)

kayyum ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Hakkari, Nusaybin ve Yüksekova belediyelerine kayyum atandı.

Kefalet

Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik anlamına gelir. Bu kelime genellikle kefaret şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kefalet şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kefaret (Yanlış kullanım)

kefalet ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış.” – Abdülhak Şinasi Hisar

Kara sevda

Umutsuz ve güçlü aşk, kişinin belirli bir neden olmadan çöküntü durumuna girip çevreden gelen uyaranlara kapanması, güçlü suç ve günah duyguları içine düşmesi durumu, malihülya, melankoli anlamına gelir. Bu kelime genellikle karasevda şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kara sevda şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

karasevda (Yanlış kullanım)

kara sevda ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Oğlan kara sevdaya tutulmuş, yemeden içmeden kesilmiş.