Keyfiyet

Nitelik, durum anlamına gelir. Bu kelime genellikle keyfiyyet şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı keyfiyet şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

keyfiyyet (Yanlış kullanım)

keyfiyet ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Böyle bir keyfiyet vukuunda, akıbetiniz mutlaka ölüm olacaktır.” – Attila İlhan

Kovmak

Kovalamak, sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek, bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak, işine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak, varlığına son vermek, ortadan kaldırmak, gözetmek anlamına gelir. Bu kelime genellikle govmak şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kovmak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

govmak (Yanlış kullanım)

kovmak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Sıra, saygı kovarak yetişmiş bütün efendiler, Türkiye’nin bütün Avrupa görmüşleri ona kızar, onu küçük düşürmeye çalışır.” – Memduh Şevket

Kayyum

Cami hademesi, belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse anlamına gelir. Bu kelime genellikle kayyım şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kayyum şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kayyım (Yanlış kullanım)

kayyum ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Hakkari, Nusaybin ve Yüksekova belediyelerine kayyum atandı.

Kefalet

Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik anlamına gelir. Bu kelime genellikle kefaret şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kefalet şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kefaret (Yanlış kullanım)

kefalet ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış.” – Abdülhak Şinasi Hisar

Kara sevda

Umutsuz ve güçlü aşk, kişinin belirli bir neden olmadan çöküntü durumuna girip çevreden gelen uyaranlara kapanması, güçlü suç ve günah duyguları içine düşmesi durumu, malihülya, melankoli anlamına gelir. Bu kelime genellikle karasevda şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kara sevda şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

karasevda (Yanlış kullanım)

kara sevda ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Oğlan kara sevdaya tutulmuş, yemeden içmeden kesilmiş.

Kanıksamak

Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak, bıkkınlık getirmek, usanmak anlamına gelir. Bu kelime genellikle ganıksamak şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kanıksamak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ganıksamak (Yanlış kullanım)

kanıksamak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Kanıksamış ve alışmış olduğumu düşünmek bile istemiyorum.” – Adalet Ağaoğlu

Kara fırın

İçinde odun yakılmak suretiyle ekmek pişirilen, yüksek ateşe dayanıklı tuğlalardan yapılmış ve pişirme süresi modern fırınlardan daha uzun olan fırın, taş fırın anlamına gelir. Bu kelime genellikle karafırın şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kara fırın şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

karafırın (Yanlış kullanım)

kara fırın ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Güveci hazırlayıp kara fırına gönderdim.

Karbondioksit

Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C’de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2) anlamına gelir. Bu kelime genellikle karbon dioksit şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı karbondioksit şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

karbon dioksit (Yanlış kullanım)

karbondioksit ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Karbondioksit gazı yeraltından doğal olarak veya atık baca gazlarından elde edilir.

Kayda değer

Önemli, dikkati çeken anlamına gelir. Bu kelime genellikle kaydadeğer şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kayda değer şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

kaydadeğer (Yanlış kullanım)

kayda değer ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Ancak havaalanı yolunda kayda değer bir bilgi daha edinmişti.” – Elif Şafak

Karın ağrısı

Karında duyulan ağrı. Çekilmeyen, sevilmeyen kimse. Adı, niteliği bilinmeyen şey. Huzursuzluk, rahatsızlık veren iş, olay veya düşünce anlamına gelir. Bu kelime genellikle karınağrısı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı karın ağrısı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

karınağrısı (Yanlış kullanım)

karın ağrısı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Karın ağrısından gözüm hiçbir şeyi görmüyor.