Gözyaşı

Gözyaşı, gözyaşı bezleri tarafından salgılanan sıvı damlacıkları, yaş olarak tanımlanmaktadır. İnsanlar kahkahalarla güldüklerinde ya da ağladıklarında gözlerinden yaş süzülür. Göz yaşı şeklinde yazılması hatalıdır. Kelime ayrı ayrı yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

göz yaşı (Yanlış kullanım)

gözyaşı  ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Tüm arkadaşlarımın önünde beni azarlaması karşısında gözyaşlarımı tutamadım.

İçimizdeki merhamet yüzünden, bazı olaylar karşısında gözyaşlarımızın akmasını engelleyemiyoruz.

Aldığı hediye karşısında gözyaşlarıma hakim olamadım.

Farz etmek

Farz etmek, varsayımda bulunmak anlamında kullanılır. Kelimenin farzetmek ve farzzetmek şeklinde yapılan telaffuz ve yazımı yanlıştır. Kelime ayrı ayrı yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

farzzetmek (Yanlış kullanım)

farzetmek (Yanlış kullanım)

farz etmek  ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Farz edelim ki, sen benim yerime geçtin ve yalan söylemen gerekiyor. Ne tür bir yalan söylerdin?

Farz edelim, uzayda canlılar yaşıyor ve bizleri de uzaktan gözlüyorlar. Peki bu durumda, biz de onları görebilir miyiz?

Fark etmek

Fark etmek, farkına varmak, anlamak, sezmek, ayır edebilmek ve görmek anlamlarında kullanılır. Bazen farketmek şeklinde bitişik yazılmaktadır. Fakat kelimenin doğru yazım şekli fark etmek şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

farketmek (Yanlış kullanım)

fark etmek  ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Kamuflaj yüzünden onu fark etmek çok zor oldu.

Sana içimde olan tüm kinimi kustum. Bundan sonra yapacağın hiçbir şey benim için fark etmez. 

Eşkıya

Eşkıya, yol kesen haydut, hırsız anlamında kullanılmaktadır. Arapça “eşkiyâ” kelimesinden türemiştir. Eşkiya şeklinde yapılan telaffuz yanlıştır. i harfi yerine ı harfi kullanılmalıdır.

Doğru yazımı:

eşkiya (Yanlış kullanım)

eşkıya  ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Eşkıya gibi dükkan basan insanlar, nasıl oluyor da yakalanamıyor.

Kısal kesimde yaşayan insanların en korktuğu şey, eşkıyaların köyü basmaları idi.

Rötuş

Herhangi bir şeyde düzeltmek ereğiyle yapılan değiştirmeye denir. Fotoğrafçılıkta, filmi basmadan önce üzerinde düzeltmeler yapma işine de rötuş denir. Fransızcadan dilimize geçen bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Rütuş gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı rötuş şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

rütuş (Yanlış kullanım)

rötuş ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Bu vesikalık fotoğrafta çok fazla rötuş yapılmış. Kendimi tanıyamadım.

Perakende

Malların toplu olarak değil de tek tek ya da birkaç parça durumunda satılmasına dayanan satış biçimine denir. Farsçadan dilimize geçen bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Parakende gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı perakende şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

parakende (Yanlış kullanım)

perakende ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Toptan fiyatına perakende ürünler buldum. Fırsatı değerlendirmek lazım.

Ortaya koymak

Herkesin görebileceği bir yere koymak anlamına gelir. Yaratmak, yapmak, oluşturmak anlamlarında da kullanılır. Sık kullanılan bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Ortaya konmak gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı ortaya koymak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ortaya konmak (Yanlış kullanım)

 ortaya koymak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Yazar, ortaya koyduğu yapıtlarla geçinebiliyor mu?

Oysaki

Aralarında karşıtlık, aykırılık bulunan iki tümceyi tersine olarak, –diği halde anlamlarıyla birbirine bağlar.
Sık kullanılan bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Oysa ki gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı oysaki şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

oysa ki (Yanlış kullanım)

oysaki  ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Oysaki hayallerim vardı benim. Hepsi imkansız hale geldi artık.

Önsezi

Henüz hiçbir belirtisi yokken bir şeyin olacağını sezme gücüne denir. Bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Ön sezi gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı önsezi şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ön sezi (Yanlış kullanım)

önsezi ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Felsefede önsezi, deneyle sınırlı olan bilmenin karşısına konulmuştur.

Seninle

Karşıdaki kişiyle birlikte anlamına gelir. Sürekli kullanılan bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. Senle gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı seninle şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

senle (Yanlış kullanım)

seninle ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Seninle güzel bir tatil yapalım.