Dua

Yakarış. Tanrı’ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin anlamına gelir. Bu kelime genellikle duğa, duva şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı dua şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

duğa (Yanlış kullanım)

duva (Yanlış kullanım)

dua ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu.” – Aka Gündüz

Salep

Salepgillerin tek köklü, yumrulu, salkımlı veya başak çiçekli olan örnek bitkisi (Orchis). Bu bitkinin yumru durumundaki köklerinden dövülerek hazırlanan beyaz toz. Bu tozun, şekerli süt veya su ile kaynatılmasıyla yapılan sıcak içecek anlamına gelir. Bu kelime genellikle sahlep, sağlep şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı salep şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

sahlep (Yanlış kullanım)

sağlep (Yanlış kullanım)

salep ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım.” – Sait Faik Abasıyanık

Dualı

Tanrı’ya yalvarmak anlamına gelir. Bu kelime genellikle duğalı, duvalı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı dualı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

duğalı (Yanlış kullanım)

duvalı (Yanlış kullanım)

dualı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ağzı dualı bir teyzeye rastgeldim yolda…

Duası tutmak

Duası gerçekleşmek. Etkili olmak anlamına gelir. Bu kelime genellikle duğası tutmak, duvası tutmak şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı duası tutmak şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

duğası tutmak (Yanlış kullanım)

duvası tutmak (Yanlış kullanım)

duası tutmak ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Duasının tutup tutmayacağını söyleyemezdi.” – Tarık Buğra

Nazar duası

Nazar belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz anlamına gelir. Dua ise yakarış anlamına gelir. Nazar duası bu uğursuzluktan korunmak için yapılan yakarıştır. Bu kelime genellikle nazar duğası, nazar duvası şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı nazar duası şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

nazar duğası (Yanlış kullanım)

nazar duvası (Yanlış kullanım)

nazar duası ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Düğünde kızın annesi sürekli nazar duası okudu.

Alt başlık

Herhangi bir yazıda alt bölümün başlığı anlamına gelir. Bu kelime genellikle altbaşlık şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı alt başlık şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

altbaşlık (Yanlış kullanım)

alt başlık ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Konuyu, alt başlıklara bölerek anlatmaya çalıştım.

Alt bölüm

Sınıflandırmada ana bölümlerin ayrıldığı parçalardan her biri, ayrım anlamına gelir. Bu kelime genellikle altbölüm şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı alt bölüm şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

altbölüm (Yanlış kullanım)

alt bölüm✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Makalenin alt bölümlerinden birinde sorun var bence.

Yanı başı

Yakını, hemen yanı, omuz başı anlamına gelir. Bu kelime genellikle yanıbaşı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı yanı başı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

yanıbaşı (Yanlış kullanım)

yanı başı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Evlerinin yanı başı park olduğu için çocuklar hiç sıkılmıyordu.

Alt alta üst üste

Birbirleriyle itişir kakışır durumda anlamına gelir. Bu kelime genellikle altalta üstüste şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı alt alta üst üste şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

altalta üstüste (Yanlış kullanım)

alt alta üst üste ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

  “Alt alta üst üste boğuşmaya başladık.” – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Istakoz ağı

Kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan küçük ağ anlamına gelir. Bu kelime genellikle istakoz ağı, ıstokoz ağı, istokoz ağı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı ıstakoz ağı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

istakoz ağı (Yanlış kullanım)

ıstokoz ağı (Yanlış kullanım)

istokoz ağı (Yanlış kullanım)

ıstakoz ağı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Balıkçı, yeni bir ıstakoz ağı almak zorundaydı.