Bilirkişi

Mahkemelerde görülen davalarda konuyla alakalı teknik bilgiye sahip olan ve görüşüne başvurulan kişilere bilirkişi denir. Bilirkişiler yargılama sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için kendilerine danışılan konuyla ilgili görüş bildirirler.

Bilirkişi kelimesi yaygın kanının aksine ayrı olarak bilir kişi şeklinde değil, bitişik olarak bilirkişi diye yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

bilir kişi (Yanlış kullanım)

bilirkişi ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Mahkemeyi yürüten hakim doğal olarak bilgisayar teknolojileri hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığı için bilirkişiden yardım talep etti. Şimdi bilirkişinin görevine başlamasını ve konuyla alakalı yazılı rapor vermesini bekleyeceğiz.

İş yeri

İş yapılan yer, ofis, dükkan anlamında kullanılan iş yeri kelimesi; Türkçe’de sıklıkla tartışılan ve nasıl yazılması gerektiğiyle ilgili muammanın yaşandığı kelimeler arasında yer alır. İş ve yeri kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan iş yeri kelimesi işyeri olarak bitişik değil, ayrı olarak yazılır.

Doğru yazımı:

işyeri (Yanlış kullanım)

iş yeri ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Eve gitmeden önce bizim iş yerine de bir uğra. Bak bakalım bizim çırak müşterilere iyi davranıyor mu? Geçen gün tartıştığı müşteriyi sopayla kovalarken son anda yakaladım. Yaşına ve heyecanına veriyorum ama böyle giderse işten atacağım keratayı.

Tespit

Dilimize Arapça’dan geçen ve bir durumu saptama, belirleme manasında kullanılan tespit kelimesi, bazen tesbit şeklinde yazılarak cümle içlerinde hatalı kullanımlara maruz kalabiliyor. Oysa bu kelimenin doğru yazımı tesbit değil, tespit şeklinde olmalıdır. Telaffuz ederken tesbit şeklinde ağızdan çıkması bu hatalı kullanımın başlıca sebebidir.

Doğru yazımı:

tesbit (Yanlış kullanım)

tespid (Yanlış kullanım)

tespit ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Aslında haklı tespitleri de yok değil, ancak konuşurken ağzını yayması ve anlamsız el kol hareketleri dikkatleri dağıtıp söylediklerine gölge düşürüyor. Akıcı bir şekilde konuşmak için de diksiyon eğitimi alması faydalı olacaktır.

Tıraş

Sakal ve bıyık gibi yüzde oluşan tüyleri kesme, kazıma anlamında kullanılan tıraş kelimesi; Türkçe’de yazımı muamma haline gelen kelimeler arasında yer alır. Dilimize Farsça’daki taraş kelimesinden geçen tıraş, çoğu zaman traş şeklinde hatalı olarak yazılır. Oysa bu kelimenin doğru yazımı tıraş şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

traş (Yanlış kullanım)

tıraş ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Askere gitmeden önce iyi bir berbere gözükmende fayda olabilir. Senin gibi acemi erler tarafından tıraş edilmek istemiyorsan önceden saçlarını kestir. Askerdeki berberler tıraş etmiyor, resmen koyun kırpar gibi saçları yoluyor.

Hastane

Hastalıkların teşhis edildiği, hastaların tedavi gördüğü sağlık kurumlarına verilen hastane ismi; imla kurallarına dikkat etmeye çalışan kimseler tarafından hasta hane şeklinde hatalı olarak yazılabiliyor. Zaman zaman yapılan bu hatanın önüne geçmek için hasta hane yerine hastane şeklinde bitişik bir kullanım tercih edilmelidir.

Doğru yazımı:

hasta hane (Yanlış kullanım)

hastane ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

SGK ile anlaşması iptal edilen özel hastanelere gidecek kadar kafayı yemedim. Bacağın kırılsa en az 80 bin liralık fatura çıkartırlar, şayet ödeyemezsen de seni hastanede rehin tutarlar. Böyle de paragözdür bunlar.

Postane

Postaların teslim alındığı ve tasnif edildiği mekanları belirtmek için kullanılan postane kelimesi, aslında posta ve hane kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Ancak zaman içinde postane şeklinde kullanımı yaygınlaşmış ve kelimenin doğru yazımı postahane yerine postane olarak kabul görmüştür. Dolayısıyla doğru yazımı posta hane veya postahane yerine postane olacaktır.

Doğru yazımı:

postahane (Yanlış kullanım)

posta hane (Yanlış kullanım)

postane ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

İşe giderken postaneye uğrayıp Selami abiye selam vereyim dedim. Gişedeki memurun söylediğine göre ben gelmeden biraz önce dağıtıma çıkmıştı bile. Kendisini bu sefer de yakalayamadım, iyi mi?

Yazıhane

Yazı, evrak ve muhasebe işlerinin yürütüldüğü ve ekseriyetle misafirlerin ağırlandığı küçük bürolara yazıhane denir. Osmanlı döneminde de sıklıkla kullanılan bu kelime günümüzde de konuşma dilinde kendine yer edinmiş durumdadır. Yazı hane veya yazane şeklinde hatalı kullanımı söz konusu olan bu kelimenin doğru yazımı birleşik olarak yazıhane şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

yazı hane (Yanlış kullanım)

yazane (Yanlış kullanım)

yazıhane ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Arabanın yağını değiştirmek için gittiğim tamirci yazıhanesinde oturmuş, telefonunda oyun oynuyordu. “Ustam kolay gelsin” dedikten sonra irkilerek bana baktı, “Buyrun, hoşgeldiniz” dedi.

Terk etmek

Bir kişiden veya mekandan ayrılma durumunda kullanılan terk etmek kelimesi, terk ve etmek sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir birleşik fiildir. Terk etmek kelimesi ayrı yazıldığı gibi; terketti, terkediyorum, terkedildim gibi kelimeler de mutlaka terk etti, terk ediyorum, terk edildim şeklinde ayrı olarak yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

terketmek (Yanlış kullanım)

terk etmek ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ne zaman evde yalnız kalsam balkona çıkar, bir sigara yakar ve İbrahim Tatlıses’in o güzel şarkısını gözüm kapalı dinlerim: Terk etmek ne kadar kolay, sen kolay olanı seçtin…

Alt etmek

Türkçe’de etmek kelimesinin eklendiği tüm birleşik fiillerin ayrı yazılması gerekir. Genel kabul gören bu kural gereği alt etmek kelimesi de telaffuz edildiği gibi altetmek şeklinde birleşik değil, ayrı olarak yazılmalıdır. Bu kural etmek kelimesinin eklendiği el etmek, göç etmek, not etmek gibi diğer birleşik fiiller için de geçerlidir.

Doğru yazımı:

altetmek (Yanlış kullanım)

alt etmek ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Beni alt etmek için elinden geleni sakın ardına koyma. Ahdım olsun son nefesime kadar senin gün yüzü görmemen için dua edecek, karşıma çıktığında yüzünü tükürmek için fırsat kollayacağım.

Bugünkü

İçinde bulunduğunuz güne dair bir olayı, bir durumu veya faaliyeti belirtmek için kullanılan bugünkü kelimesi sıklıkla yanlış yazılır. Kimi zaman bu günkü şeklinde ayrı yazılan, bazen de bugünki şeklinde birleşik ama hatalı kullanılan bu kelimenin doğru yazımı bugünkü şeklinde birleşik olmalıdır.

Doğru yazımı:

bu günkü (Yanlış kullanım)

bu günki (Yanlış kullanım)

bugünkü ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ahmet’ten haberin var mı? Kaç gündür ortalıkta gözükmüyor. Cep telefonunu aradığım halde ulaşamıyorum. Bugünkü temsilciler toplantısına mutlaka gelmesi lazımdı, gelmedi. Beni ele güne karşı mahcup etmesi canımı çok sıkıyor.