TÜYAP Kitap Fuarı

Fuar isimleri büyük harfle yazılır. Bu kelime genellikle tüyap kitap fuarı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı TÜYAP Kitap Fuarı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

tüyap kitap fuarı (Yanlış kullanım)

TÜYAP Kitap Fuarı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

‘Kitap kokusu olmadan asla’ diyenlerin vazgeçilmezi TÜYAP Kitap Fuarı, 4 Kasım’da TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde açılıyor.

Fıkra

Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik anlamına gelir. Bu kelime genellikle fukra, fıkıra şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı fıkra şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

fukra (Yanlış kullanım)

fıkıra (Yanlış kullanım)

fıkra ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Nasrettin Hoca’nın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir.” – B. Felek

Apar topar

Telaş ve acele ile anlamına gelir. Bu kelime genellikle apartopar şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı apar topar şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

apartopar (Yanlış kullanım)

apar topar✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Gene de açıldı mezarlar hem de apar topar.” – E. Şafak

Sanatsever

Sanatı sürekli izleyen, koruyan, tutan, seven (kimse) anlamına gelir. Bu kelime genellikle sanat sever şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı sanatsever şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

sanat sever (Yanlış kullanım)

sanatsever ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Sanatsever olarak tanıdığım bir tanıdıkla karşı karşıyayız.

Bir kere

Aslında, bir defa olarak anlamına gelir. Bu kelime genellikle birkere şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı bir kere şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

birkere (Yanlış kullanım)

bir kere ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Biz de bir kere sevinmeliydik / Çiçek açmış bir ağaç gibi çıldırasıya” – B. R. Eyuboğlu

Edebî

Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal anlamına gelir. Bu kelime genellikle ebedî şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı edebî şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ebedi (Yanlış kullanım)

edebi ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Gazete idaresinde biriken edebî mecmuaların yapraklarını karıştırıyorum.” – A. Haşim

İstanbullular

İnsanların hangi şehirden oldukları yazılırken, -li yapım eki isimden yeni bir isim üretir ve isimle kaynaşan bu ek üstten kesme (apostrof) ile ayrılmaz. Bu kelime genellikle İstanbul’lular şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı İstanbullular şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

İstanbul’lular (Yanlış kullanım)

İstanbullularn ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Görüştüğümüz İstanbullular, kar yağışının yoğun olduğu günlerde gerçekleşen bu yenilikten memnuniyet duyduklarını dile getirdiler.

Olur olmaz

Rastgele, sıradan, kimliği, niteliği belirsiz kişi. İyi veya kötü olduğuna bakılmadan seçilen. Doğru mu, yanlış mı, yerinde mi yersiz mi olduğu düşünülmeden söylenen (söz). Olunca, olmasından hemen sonra anlamına gelir. Bu kelime genellikle olurolmaz şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı olur olmaz şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

olurolmaz  (Yanlış kullanım)

olur olmaz ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“İstanbul üzerine yazan yabancıların da ağzından bazen olur olmaz sözler dökülüveriyor.” – A. Boysan

Başöğretmen

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim anlamına gelir. Bu kelime genellikle baş öğretmen şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı başöğretmen şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

baş öğretmen  (Yanlış kullanım)

başöğretmen ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Millet Mektepleri’nin açılışı ile birlikte Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk‘e de başöğretmenlik unvanı verildi.

Boşboğaz

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan anlamına gelir. Bu kelime genellikle boş boğaz şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı boşboğaz şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

boş boğaz  (Yanlış kullanım)

boşboğaz ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü.” – Y. K. Beyatlı