Terk etmek

Bir kişiden veya mekandan ayrılma durumunda kullanılan terk etmek kelimesi, terk ve etmek sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir birleşik fiildir. Terk etmek kelimesi ayrı yazıldığı gibi; terketti, terkediyorum, terkedildim gibi kelimeler de mutlaka terk etti, terk ediyorum, terk edildim şeklinde ayrı olarak yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

terketmek (Yanlış kullanım)

terk etmek ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ne zaman evde yalnız kalsam balkona çıkar, bir sigara yakar ve İbrahim Tatlıses’in o güzel şarkısını gözüm kapalı dinlerim: Terk etmek ne kadar kolay, sen kolay olanı seçtin…

Alt etmek

Türkçe’de etmek kelimesinin eklendiği tüm birleşik fiillerin ayrı yazılması gerekir. Genel kabul gören bu kural gereği alt etmek kelimesi de telaffuz edildiği gibi altetmek şeklinde birleşik değil, ayrı olarak yazılmalıdır. Bu kural etmek kelimesinin eklendiği el etmek, göç etmek, not etmek gibi diğer birleşik fiiller için de geçerlidir.

Doğru yazımı:

altetmek (Yanlış kullanım)

alt etmek ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Beni alt etmek için elinden geleni sakın ardına koyma. Ahdım olsun son nefesime kadar senin gün yüzü görmemen için dua edecek, karşıma çıktığında yüzünü tükürmek için fırsat kollayacağım.

Bugünkü

İçinde bulunduğunuz güne dair bir olayı, bir durumu veya faaliyeti belirtmek için kullanılan bugünkü kelimesi sıklıkla yanlış yazılır. Kimi zaman bu günkü şeklinde ayrı yazılan, bazen de bugünki şeklinde birleşik ama hatalı kullanılan bu kelimenin doğru yazımı bugünkü şeklinde birleşik olmalıdır.

Doğru yazımı:

bu günkü (Yanlış kullanım)

bu günki (Yanlış kullanım)

bugünkü ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ahmet’ten haberin var mı? Kaç gündür ortalıkta gözükmüyor. Cep telefonunu aradığım halde ulaşamıyorum. Bugünkü temsilciler toplantısına mutlaka gelmesi lazımdı, gelmedi. Beni ele güne karşı mahcup etmesi canımı çok sıkıyor.

Arz ederim

Devlet dairelerinde gerçekleştirilen resmî yazışmaların veya dilekçelerin sonuna eklenen arz ederim kelimesi, kişinin kendinden bir üst makamdan talepte bulunması durumunda kullanılır. Eğer üst bir makamdaki kişi, altında çalışan kişiden bir şey talep edecekse rica ederim kalıbını kullanmalıdır. Telaffuz edildiği gibi arzederim şeklindeki kullanım yanlış olacağından ayrı olarak arz ederim şeklinde yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

arzederim (Yanlış kullanım)

arz ederim ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Dilekçeyi kaleme aldın mı? Harika. Sonuna “Gereğinin yapılmasını ivedilikle arz ederim” yazmayı da unutma. Şu sıra memurların aklı bir karış havada, unutur giderler, ruhun bile duymaz. Aman diyeyim.

Ya da

TDK’nın yazım kılavuzuna bakıldığında karşımıza tartışmalı ya da kelimesinin nasıl yazılması gerektiğiyle ilgili bilgiler de listeleniyor. Buna her tıpkı dahi anlamındaki -de/da ekinde olduğu gibi, ya da kelimesinin yazımında dahi da ekinin ayrı yazılması gerekir. Yani ilgili kelime yada yerine ya da şeklinde yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

yada (Yanlış kullanım)

ya da ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Ya kendin gel, ya da haber yolla” diyen şaire bu dizeleri yazdıran şey neydi acaba? Nasıl bir aşk acısı, nasıl bir hasret bu satırları kaleme aldırabilirdi ki? Dostum, bu aşk acısının insana yaptırmayacağı şey neredeyse yok gibi.

Yasa dışı

Yasaya aykırı, kanuna muhalif ve illegal anlamlarına gelen yasa dışı kelimesinin nasıl yazılacağı halen daha tartışılan bir konudur. Bir kesim bu kelimenin ağızdan çıktığı gibi birleşik olarak yasadışı şeklinde yazılması gerektiğini savunurken, TDK sözcüğün doğru kullanımının yasa dışı şeklinde ayrı olarak yazılması gerektiğini belirterek tartışmalara son vermiştir.

Doğru yazımı:

yasadışı (Yanlış kullanım)

yasa dışı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Silah kaçırma, uyuşturucu satışı, çocuk kaçırma, rüşvet, haraç… Çocukluğundan beri hapse girip çıkan bu adamın hayatı tamamen yasa dışı işler üzerine kuruluydu resmen. Neyse ki şimdilerde tövbe edip geçmişine bir sünger çekti.

Tam sayı

Matematikte kendine önemli bir yer edinen tam sayılar, bir sayının ondalık değerlere sahip olmadığı durumları nitelemek için kullanılır. Söz konusu bu kelime ağızdan çıkarken tamsayı şeklinde bitişik telaffuz edildiği için, çoğu zaman yine bu şekilde bitişik olarak yazılır. Ancak bu kelimenin doğru yazımı ayrı olarak tam sayı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

tamsayı (Yanlış kullanım)

tam sayı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Çocukluğumdan beri matematiğe hiçbir zaman kafam basmamıştı zaten. Bırak ondalık sayıları, daha tam sayılar konusu işlenirken bile benim gözüm hep dışardaydı. Hiçbir zaman matematiği sevemeyeceğim sanırım.

Özveri

Bir iş yaparken çok titiz ve hassas davranmak, özen göstererek yaklaşmak, fedakarlık yapmak anlamlarında kullanılan özveri kelimesi; genellikle öz veri şeklinde ayrı yazılarak hatalı bir şekilde cümle içinde kullanılabiliyor. Oysa öz ve veri kelimelerinin birleşimiyle meydana gelen bu kelime özveri şeklinde birleşik olarak yazılmalıdır.

Doğru yazımı:

öz veri (Yanlış kullanım)

özveri ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Her şeyden önce yaptığın işe saygın olacak. Yaptığın işin ederi kadar para kazanamıyor olmasan da, en azından kendi yaptığın işe saygı duymalı ve elinden gelen özveriyi göstermelisin. Ancak bu sayede işin hobin haline gelir ve çalışmaktan asla sıkılmazsın.

Gayrimüslim

Osmanlı döneminde Müslüman olmayan vatandaşlara gayrimüslim denirdi. Müslüman olmayan kimse anlamına gelen bu kelime, aslen Arapça’dan dilimize yerleşmiştir. Türkçe’de yazılırken sıklıkla hata yapılan kelimeler arasında yer alır. Müslüman olmayan anlamındaki bu kelimenin doğru yazımı gayrı müslim değil,  gayrimüslim şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

gayrımüslim (Yanlış kullanım)

gayrı müslim (Yanlış kullanım)

gayr-ı müslim (Yanlış kullanım)

gayrimüslim ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Bana kalırsa kimse Osmanlı döneminde gayrimüslimlere zulüm yapıldığını iddia edemez. Aksine, inandıkları dinin gereklerini yerine getirebilmeleri için tüm imkânlar seferber edilmiş, hiçbir şekilde haksızlığa maruz kalmamışlardır.

Öz güven

Kişinin kendisine güvenmesi, saygı duyması veya kendinden emin olması durumunu tanımlayan öz güven kelimesi; Türkçe’de nasıl yazılması gerektiği noktasında ihtilafa düşülen belli başlı sözcükler arasında yer alır. Bir kesim özgüven şeklinde birleşik olarak yazılması gerektiğini savunurken, TDK kelimenin doğru yazımının öz güven şeklinde olması gerektiğini belirtmiştir.

Doğru yazımı:

özgüven (Yanlış kullanım)

öz güven ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Çocukluğumda babamdan yediğim dayaklar yüzünden halen daha panik atak tedavisi görüyorum. Kullandığım ilaçlar sonucu hızla kilo aldım, insan içine çıkamaz oldum. Bugün kendime olan öz güvenim yerlerdeyse, bunun sebebi bellidir.