Zebun etmek

Güçsüz bırakmak, zavallı duruma düşürmek veya getirmek anlamına gelir. Bu kelime genellikle zebunetmek şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zebun etmek şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zebunetmek (Yanlış kullanım)

zebun etmek ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek.” – Yavuz Sultan Selim

Zehir hafiye

Kimseye göz açtırmayan, sert yaradılışlı kimse. Olayları en ince veya gizli noktalarına kadar bilen veya araştıran kimse anlamına gelir. Bu kelime genellikle zehir afiye şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zehir hafiye şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zehir afiye (Yanlış kullanım)

zehir hafiye ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Ne zehir hafiyedir o bir bilsen, onunla başa çıkamazsın sen.

Zerdeçal

Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa) anlamına gelir. Bu kelime genellikle zerdaçal şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zerdeçal şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zerdaçal (Yanlış kullanım)

zerdeçal ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Zerdeçal birçok rahatsızlığa şifa olan bir bitkidir.

Zeyilname

Ek poliçe anlamına gelir. Bu kelime genellikle zeyil name şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zeyilname şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zeyil name (Yanlış kullanım)

zeyilname ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Poliçenize plaka zeyilnamesi düzenlenmiştir.

Zehrolma

Zehrolmak durumu anlamına gelir. Bu kelime genellikle zehirolma şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zehrolma şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zehirolma (Yanlış kullanım)

zehrolma ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Son zamanlarda yaşadığı sıkıntılardan dolayı hayat zehroldu.

Zade

Oğul, evlat, doğmuş anlamına gelir. Bu kelime genellikle zağde şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zade şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zağde (Yanlış kullanım)

zade ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Şimdi bilmem ne zade namı altında, İstanbul’un en büyük zenginlerinden biriydi.” – Ömer Seyfettin

Zülfikar

Hz. Muhammed’in Hz. Ali’ye armağan ettiği, ucu ikiye ayrılmış kılıç anlamına gelir. Bu kelime genellikle Zülfikâr şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı Zülfikar şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

Zülfikâr (Yanlış kullanım)

Zülfikar ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Zülfikar Hz. Ali’den sonra Hasan ve Hüseyin’e, Hüseyin’den sonra Ali evlâdına intikal etmiştir.

Zahir

Açık, belli, dış yüz, görünüş, kuşkusuz, elbette, şüphesiz anlamına gelir. Bu kelime genellikle zaahir şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zahir şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zaahir (Yanlış kullanım)

zahir ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Zahir, o anda başıma kan çıkmış, yüzüm kızarmış olacak ki…” – S. M. Alus

Zahîr

Yardım eden, destekleyen, arka çıkan anlamına gelir. Bu kelime genellikle zahır şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zahîr şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zahır (Yanlış kullanım)

zahîr ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

Hep senin lütfun muin olmuştur ihsanın zahîr (Baki’den)

Zaman aşımı

Süre aşımı anlamına gelir. Bu kelime genellikle zamanaşımı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı zaman aşımı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

zamanaşımı (Yanlış kullanım)

zaman aşımı ✓ (Doğru kullanım)

Cümle içinde örnek kullanım:

“Bu yargıcın zaman aşımı diye bir kavramdan haberi yok anlaşılan.” – T. Yücel